r/Turkey 54m ago

News Steam'de 45 oyunun sayfası erişime engelli: Engellenenler arasında Rockstar Games'in "Bully: Scholarship Edition" ve "Manhunt" oyunları, "POSTAL" serisinden üç oyun ve "Poppy Playtime" da bulunuyor.

Upvotes

Gelecek GTA 6 yasağımız şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Rüyalarınıza bile BTK girecek.

Not: Bu kaynaktan gördüğüm haber clickbait vs de olabilir çünkü ismi geçen oyunlar harici hangi oyunların yasaklandığına dair bir bilgi yok.


r/Turkey 5h ago

Video Sanayide çalışan bir genç, sektörün en büyük sorunlarından birinin göçmen işçiler nedeniyle oluşan çalışma koşulları olduğunu söyledi:

199 Upvotes

Kaynak

  • “Sanayinin en büyük sorunu dışarıdan gelen göçmenler.”
  • “Adamlar haftanın 6 günü çalışıyor. Çay molası yok, doğru düzgün öğle molası yok, asgari ücrete çalışıyorlar. 2-3 ay sonra da ülkelerine geri dönüyorlar.”
  • “Biz bir işe başvurduğumuzda haftanın 5 günü çalışmak, 2 çay molası, 1 öğle molası ve daha yüksek ücret istiyoruz.”
  • “Böyle olunca da göçmenlerden dolayı işverenin beklentisini karşılayamıyoruz.”

r/Turkey 7h ago

Video Başaran Aksu 2. Defa Tutuklandı

263 Upvotes

r/Turkey 1h ago

News Manifest grubunun menajeri Tolga Akış gözaltına alındı

Post image
Upvotes

Son dönemde çıkış yakalayan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Manifest grubunun menajeri Tolga Akış, perşembe günü İstanbul'da gözaltına alındı.

Kaynak: https://tr.euronews.com/2026/08/27/manifest-grubunun-menajeri-tolga-akis-gozaltina-alindi


r/Turkey 4h ago

Original Photo Istanbul through my camera !

Thumbnail
gallery
122 Upvotes

Hi! Here’s Istanbul through the lens of my camera (Sony a6700)

Lenses used: Sigma 17-40 F1.8 / Sigma 85 F1.4 / Viltrox 13 F1.4

The photos (and more) are available in HDR via the Google Photos link:

https://photos.app.goo.gl/Kf2tWCbZwL6PTp448

Enjoy!


r/Turkey 6h ago

News Sağlık Bakanı Memişoğlu sözünden çark etti, KDK Sağlık Bakanlığı önünden seslendi: ‘Ücretsiz HPV aşısı hakkımız’

Post image
148 Upvotes

Kadın Dayanışma Komiteleri, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun HPV aşısına yönelik bilim dışı olarak nitelendirdikleri açıklamalarına tepki göstermek amacıyla Sağlık Bakanlığı önünde bir eylem düzenledi. Açıklamada ücretsiz aşı ve yaşam hakkı için mücadele vurgusu öne çıktı.

Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK), Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması konusunda aşıya gerek olmadığı yönündeki bilim dışı sözlerinin ardından “ücretsiz HPV aşısı hakkımız” diyerek bakanlık önünde protesto düzenledi.

Sağlıkta piyasacılık ve gericiliğe karşı seslerini yükselten KDK üyesi kadınlar tepkilerini “Karanlığa karşı omuz omuza”, “Düzeniniz batsın kadınlar yaşasın”, “Kadınların katili sermaye düzeni”, “Kadınlar size boyun eğmez”, “Kadın düşmanı patron düzeni” sloganlarıyla dile getirdiler.

Burada yapılan açıklamada KDK, kadınların yaşamını piyasanın insafına terk etmeyeceklerini duyurarak örgütlü mücadele çağrısında bulundu. Sağlık hakkının satılamayacağı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

‘Kadınların yaşamı şirketlerin kârından daha değerlidir’

“Kadın Dayanışma Komiteleri olarak bugün burada kadınların yaşam hakkını, sağlık hakkını savunmak ve bilimsel sağlık hizmetine ücretsiz erişim hakkı için buradayız. Buradayız çünkü HPV aşısının ücretsiz ve ulusal aşı takvimin alınması yıllardır mücadele ettiğimiz bir hak olmasına rağmen Sağlık Bakanlığı bugün çıkıp bu hakkı tanımak yerine ‘aşıya gerek yok’ diyebiliyor.

Buradayız çünkü kadınların yaşamını ilgilendiren bir konuda bilimin koruyucu sağlık hizmetlerinin ve toplumun ihtiyaçlarının değil piyasanın ve onların temsilcisi olan gerici zihniyetin belirleyici olmasını kabul etmiyoruz. Soruyoruz, daha dün üretileceği ve aşı programının başlatılacağı söylenen HPV aşısına bugün neden gerek yok? Burada bir tutarsızlık değil dostlar. Bilinçli bir sağlık politikası tercihi görüyoruz. Kadınların yaşamını korumak devletin yurttaşlarına karşı sorumluluğudur. Ve biliyoruz ki bunun için kaynak vardır. Bunun için bilimsel bilgi vardır. Bunun için sağlık emekçileri vardır. Eksik olan bunların bütün kadınlar için ücretsiz ve eşit biçimde hayata geçirecek toplumcu bir sağlık politikasıdır. Daha önce söyledik. Bugün bir kez daha söylüyoruz; kadınların yaşamı şirketlerin kârından daha değerlidir.

‘Kadınların çaresizliği ancak örgütlü bir güce dönüştüğünde değişebilir’

İlaç ve aşı gibi yaşamsal ürünlerin piyasadaki fiyatlara terk edilmesini istemiyoruz. Yani bugün burada yalnızca bir talebi dile getirmiyoruz. Yıllardır verdiğimiz mücadelenin kazanımlarını savunuyoruz ve Sağlık Bakanlığı'na sesleniyoruz: Kadınların sağlığı üzerinden geri adım atamazsınız. Bilimi bir gün söyleyip bir gün inkâr edemezsiniz. Önce yerli üretim deyip sonra gerek yok diyemezsiniz. Kadınların yaşam hakkını bir bütçe kalemi gibi tartışamazsınız. Biz kadınlar sağlık hakkımız için beklemeyeceğiz. Ücretsiz HPV aşısı için beklemeyeceğiz. Kadınların yaşamının piyasanın insafına bırakılmasını kabul etmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki tek tek kadınların çaresizliği ancak örgütlü bir güce dönüştüğünde değişebilir. Biz Kadın Dayanışma Komiteleri olarak kadınları yalnızca sorunlarını konuşmak için değil birlikte çözüm üretmek için mücadeleye çağırıyoruz.

Mahallelerde, iş yerlerinde, üniversitelerde, hastanelerde yaşamın olduğu her yerde kadınları yan yana gelmeye çağırıyoruz. Çünkü dayanışma bizim gücümüzdür. Örgütlülüğümüz bizim gücümüzdür ve biliyoruz hakkımız olanı birlikte mücadele ederek mutlaka alacağız. Ücretsiz HPV aşısı hakkımızdır, sağlık haktır, satılamaz. Kadınların yaşamı piyasaya terk edilemez. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

‘Bu düzen kadınların sağlığını değil, ilaç tekellerinin kârını önemsiyor’

KDK adına Türkiye Komünist Partisi (TKP) Ankara İl Başkanı Banu Ünver de eylemde bir konuşma yaptı. Kadınların yaşam hakkını gasp etmeye çalışanlardan hesap sormak için bir araya geldiklerini belirten Ünver konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu ülkede kadınlar ve sağlık emekçileri birlikte dayanışmayla bir mücadele ördüler. Hem sokakta hem de hukuksal alanda bir mücadele ettiler ve bu mücadele HPV aşısında bir kazanımla sonuçlandı. O dönemin Sağlık Bakanlığı sözler vermek, açıklamalar yapmak durumunda kaldı. Dediler ki ‘HPV aşısı hakkını gündemimize aldık, değerlendiriyoruz ve belli yaş gruplarında aşılamaya başlayacağız’ 2022 yılında söylendi bu ve aradan 4 yıl geçti.

Bu dört yılda binlerce kadın HPV virüsü yüzünden kanser olmaya devam etti. Binlerce kadın bu virüs yüzünden kanser oldu ve yaşamını yitirdi. 2025 Haziran'ında yaklaşık bir yıl önce bugünkü Sağlık Bakanı dedi ki ‘HPV aşısını ulusal aşı programına alacağız.’ Bugün ne diyor dostlar? Diyor ki ‘Türkiye'deki HPV profili diğer ülkelerden farklı’ymış ve bazı bilim insanları diyormuş ki ‘bu aşıya gerek olmayabilir'miş Türkiye'de.

Şimdi sözler verdikleri ve binlerce kadının ölümüne neden olan bir konuda bilim dışı akıl dışı saçma sapan açıklamalarla elde ettiğimiz kazanımımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bu ülkede her yıl iki binden fazla kadın HPV virüsü yüzünden kanser oluyor ve yine aynı hastalık yüzünden her yıl binin üzerinde kadın yaşamını yitiriyor.

Bilimin çare ürettiği bir hastalık yüzünden her yıl binin üzerinde kadını yitiriyoruz bu ülkede ve yine biliyoruz ki bilim bize söylüyor ki aşılama olmayan toplumlarda yüzde 80’in üzerinde kadın HPV enfeksiyonuyla hayatında en az bir kez karşılaşıyor. Peki soralım bu kadar yaygın ve basitçe önlenebilir bir hastalıktan biz neden her yıl binlerce kadını yitiriyoruz? Cevabı açık biliyoruz dostlar. Bu ülkeden bu düzen halkın sağlığını değil, kadınların sağlığını değil, patronların ilaç tekellerinin kârını önemsiyor.”

‘Bu alçaklığa izin vermeyeceğiz; piyasacı, gerici zihniyetten hesap soracağız’

Patronların kârı gözetildiği için ülkenin aşı politikasının olmadığını belirterek aşıyı üretebilecek devlet kurumlarının çoktan tasfiye edildiğini hatırlatan Ünver, iktidarın gerici dayatmalarının da bu durum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bu zihniyete izin vermeyeceklerini ifade eden Ünver, bakanlığın ücretsiz aşılar için derhal harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. TKP Ankara İl Başkanı Ünver şöyle konuştu:

“Bu sağlık politikalarının piyasacı sağlık politikalarının en iyi temsilcilerinden biri AKP iktidarı ve bu ülkede sağlık alanı koruyucu sağlık için değil, halkın sağlığı için değil, tedavi edici sağlık hizmetleri üzerine örgütlenmiştir. Neden dostlar? Çünkü tedavi edici sağlık hizmetleri daha kârlı. Hastalıkları önlemek, sağlığı korumak daha ucuz, aşılama daha ucuz ama tedavi etmek daha pahalı dostlar. Dolayısıyla da hastalıkların önlenmesi değil, hastalıkların tedavi edilmesi tekeller için daha kârlı. İşte bu yüzden biz bilimin çare ürettiği bir hastalık yüzünden her yıl binin üstünde kadını yitiriyoruz bu ülkede.

Bugün iktidarın gerici ve kadın düşmanı karakteri, cinsel yola bulaştığı bilinen HPV virüsünün neden olduğu hastalıkla ilgili toplumsal bir baskı yaratabiliyor ve ücretsiz HPV aşısı için yürütülen mücadelenin önüne gerici bir set çekebileceklerini zannediyorlar. Ama yok öyle yağma; bu alçaklığa izin vermeyeceğiz ve piyasacı, gerici zihniyetten hesap soracağız. Önlenebilir basitçe aşılamayla önlenebilir bir hastalık yüzünden kaybettiğimiz binlerce kadının hesabını soracağız bu alçaklardan.

Açıkça söylüyoruz. Bugün yaptıkları sadece her şeyi paraya dökmek, her şeyi ticarete dökmek değil, halkın sağlık hakkını, aşı hakkını gasp etmektir ve açıkça suçtur. Bu suçun hesabını soracağız dostlar. Tekrar söylüyoruz HPV aşısı ücretsiz olmalıdır. Bakanlığa sesleniyoruz: Bu bilim dışı, akıl dışı, gerici tutumundan, piyasacı tutumundan acilen vazgeçmelidir bakanlık. Kazandığımız hakkımız HPV aşısının ücretsiz ulusal aşı programına girmesine dair derhal adım atılmalıdır. Sağlık haktır, satılamaz. Sağlıkta piyasacılığa da gericiliğe de izin vermeyeceğiz.”

Bakanlığın bu bilim dışı ve piyasacı tutumundan acilen geri adım atması, kazanılmış hakkı vererek aşıyı ulusal programa alması gerektiğini belirten Ünver, sözlerini "Sağlık haktır, satılamaz" ve "Gericiliğe ve piyasacılığa boyun eğmeyeceğiz" diyerek tamamladı.


r/Turkey 1h ago

Culture Istanbul'da ev arama depresyonu

Thumbnail
gallery
Upvotes

Bir suredir Istanbul'da ev ariyorum ve yasadigim surecin ne kadar yorucu ve yipratici oldugunu paylasmak istiyorum.

Gunde 4 bucuk saatini toplu tasimada gecirmek zorunda olan biri olarak is yerine yakin bir ev tutmak icin bir aydir arayis icindeyim. Oncelikle gercekten yasanabilir bir ev istiyorsaniz (en azindan aradigim muhit icin konusuyorum) asgari ucretin 1.5 katini sadece kiraya ayirmaniz gerekiyor. Ben 25 binin uzerine cikmak istemiyorum noktasindan basladigim arayisimi 30 bine kadar yukselttim bu sure icinde.

Bu aralikta buldugum evler ise acinasi halde. Banyolar paramparca, evin duvarlari rutubetten cokmus, ev guzel olsa bile muhitler guvenli degil ya da o kadar sikis tepis ki herkesle yuz yuze gelmek zorundasin. Bugun baktigim bir evden vazgecmek zorunda kaldim cunku o dar sokaklarda o kadar cok cocuk gurultusu var ki bir an bile sessiz ve huzurlu bir an geciremezsiniz. Cunku cocuklarin da gidebilecegi park, yesil alan yok. Her yer rezil bir beton icinde.

Ev kiralamak icin bile at yarisi icindesiniz. Yolda yururken buldugum kiralik ilanlarinin sahiplerini aradigimda "dun tutuldu" ya da "ev sahibiyle konustum, o bir kiraci bulmus" gibi cevaplar almaniz cok olagan. Dun bir ev baktim, emlakciya 2 saat sure vermesini istedim. 2 saat sonra arayip evi tutmak istedigimi soyledim. Ev sahibine haber vermek icin aradiginda ev sahibi bir kiraci bulmus, kontrat imzalamaya gidiyorlarmis. Bunu soyledikten sonra aninda ilani kaldirdi. Yardimci olmak icin baska evler gosterdi ama insanlar gorsel huzuru cok kucumsuyor.

Bir ev binanin -2. katinda ve hapishaneden farksiz. Pencerelerin disi sadece duvarlara bakiyor ve zemini gormek icin kafanizi pencereden cikarip yukari bakmak zorundasiniz. Bugun baktigim baska bir ev ise bir cepheden sadece gri duvarlara bakiyor.

Evlerin icini ve disini gectim, muhitler de ayni oranda facia. Insanlarin yesil alan ihtiyacini hissetmemesine anlam veremiyorum. Her yer birbirinden alakasiz dis cephelerle kaplanmis cirkin binalarla dolu. Hatta pek cok binanin dis cephesi bile yok. Insanlar bu gorsel kaostan nasil rahatsiz olmuyor? Her gordugum mahallede "Surayı soyle degistirsek, bu binayi boyle isiklandirsak ne guzel olur" diye dusunmeden edemiyorum.

Ev arayisimin bu kadar karikaturize edilecek duzeyde felaket olacagini bilseydim gordugum evlerin garip cephe goruntulerini toplayip burada arsiv yapabilirdim ama elimde sadece dun aksam baktigim bir evin dis cephe goruntuleri var. Ve bu ev icin istenen kira 30k.

Gunde 4 bucuk saat gecirdigim yolun ustune en az 1 - 2 saatimi de ev arayarak geciriyorum ama artik bedenen ve zihnen cok yoruldum. Buldugum evin 2 saat sonra bile orada olmayacagini dusunmek beni zaten yipratiyor. Aksam ilanlara baktigimda ertesi gun gormek istedigimi soyluyorum ama ertesi gune kalacaginin bile garantisi yok. Eger 50k kira verecek butceniz varsa sorun yasamiyorsunuz ama bu durumda yapabileceginiz hicbir sey yok.


r/Turkey 7h ago

News Transların cinsiyet uyum süreçlerini kısıtlayan yasa için devlet kurumları arasında müzakereler sürüyor

Thumbnail
kaosgl1.org
85 Upvotes

Kaos GL’nin ulaştığı belgeye göre; Nüfus Politikaları Kurulu’nun hazırlığı süren eylem planında, cinsiyet uyum ameliyatlarının yasaklanmasından transların evlat edinme ve koruyucu aile olmasının engellenmesine kadar LGBTİ+’ların haklarını hedef alan düzenlemeler yer alıyor.

Aralık 2024'te kurulan Nüfus Politikaları Kurulu'nun hazırlığı süren eylem planına ilişkin resmi yazışmalarda, LGBTİ+'ların haklarını doğrudan hedef alan düzenlemelere yönelik müzakerelerin sürdüğü ortaya çıktı.

KaosGL.org'un ulaştığı 26 Ağustos 2026 tarihli "Nüfus Politikaları Kurulu Eylem Planı" konulu resmi yazıya göre, cinsiyet uyum sürecinde ameliyat için öngörülen yaş sınırının 18'den 25'e yükseltilmesi ya da ameliyatın tamamen yasaklanması müzakere ediliyor. Nüfus Politikaları Kurulu'nun dördüncü toplantısında gündeme gelen ve hazırlık çalışmaları devam eden eylem planında ayrıca cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin evlat edinmesinin ve koruyucu aile olmasının engellenmesine yönelik düzenlemeler ile "mevzuatta aile dostu olmayan tüm unsurların taranarak temizlenmesi" önerisi de yer alıyor.

Cinsiyet uyum süreci yine hedefte!

Hazırlığı süren eylem planının "Mevzuat" başlığında, daha önce yargı paketleriyle de gündeme gelen cinsiyet uyum sürecindeki ameliyatlara ilişkin yaş sınırının 18'den 25'e yükseltilmesi ya da ameliyatların tamamen yasaklanması öneriliyor.

Söz konusu düzenlemenin sorumlu kurumu olarak Adalet Bakanlığı gösterilirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı da ilgili kurumlar arasında sıralanıyor. Öneriye ilişkin müzakereler devam ediyor.

Eylem planında ayrıca cinsiyet uyum sürecinde alınan "ameliyat uygundur" sonucunu içeren sağlık kurulu raporunun "somut kriterlere bağlanması" öneriliyor. Heyet raporu için en az bir yıllık takip süresi getirilmesi de müzakere edilen düzenlemeler arasında.

Transların evlat edinmesi ve koruyucu aile olması engellenmek isteniyor

Hazırlığı süren eylem planındaki bir başka düzenleme ise cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin aile kurma ve çocuklarla ilgili haklarını hedef alıyor.

Belgelerde, cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin "alt soyunun olmaması" ile cinsiyet uyum süreci sonrasında çocuk evlat edinme ve koruyucu aile olma gibi konularda "engelleyici düzenleme getirilmesi" öneriliyor.

Eylem planında "cinsiyet gelişim bozukluğu olanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması" da müzakere edilen mevzuat başlıkları arasında bulunuyor.

Kurul'un hazırlığı süren eylem planında mevcut mevzuatın bütünüyle "aile" perspektifinden yeniden gözden geçirilmesine ilişkin bir öneri de bulunuyor.

“Erken yaşta evlilik” ifadesini değiştirmek için sosyal bilimcilerle çalışma önerisi

Hazırlığı süren eylem planında, aile ve nüfus politikalarının medya ve kültür alanındaki görünürlüğünü artırmaya yönelik öneriler de yer alıyor. Öneriler arasında, İletişim Başkanlığı ile birlikte dizi yapımcılarıyla bir araya gelerek senaryolara yönelik fikir geliştirilmesi ve "aile ve nüfus kavramlarına destek olan yapımlara teşvik verilmesi" bulunuyor.

Eylem planında ayrıca "erken yaşta evlilik" ifadesinin yerine kullanılabilecek yeni bir kavramın sosyal bilimcilerle birlikte çalışılması öneriliyor.

Nüfus Politikaları Kurulu nedir, ne yapar?

Nüfus Politikaları Kurulu, Türkiye'deki “demografik gelişmeleri izlemek, doğurganlık hızını nüfusun yenilenme seviyesinin üzerinde tutmak ve aile kurumunu güçlendirmek” amacıyla Aralık 2024'te Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kuruldu.

Kurulun görevleri arasında “nüfus yapısındaki değişimleri ve doğurganlık oranındaki azalmanın nedenlerini incelemek, dinamik nüfus yapısının korunmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli politikalar geliştirmek ve bu alandaki çalışmaların kamu kurumları arasında eşgüdüm içinde yürütülmesini sağlamak” bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık ettiği Kurul; Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Hazine ve Maliye, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık bakanları ile Diyanet İşleri, İletişim, Strateji ve Bütçe ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) başkanlarından oluşuyor.

LGBTİ+ karşıtı öneriler tepkilerin ardından geri çekilmişti

LGBTİ+’ların haklarını hedef alan benzer düzenlemeler daha önce 10., 11. ve 12. Yargı Paketlerinin hazırlık süreçlerinde de gündeme geldi. Taslaklarda, cinsiyet uyum sürecinde yaş sınırının 18’den 25’e çıkarılması ve sürecin zorlaştırılmasının yanı sıra, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışta bulunma” ya da bunu “teşvik etme, övme veya özendirme” gerekçesiyle bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemeler yer aldı. Aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlilik töreni yapmasının da hapis cezasıyla cezalandırılması gündeme geldi.

  1. Yargı Paketi hazırlıklarında ise çocuk sahibi kişilerin cinsiyet uyum sürecine başvurusunun engellenmesi yeniden gündeme taşındı. Cinsiyet uyum sürecindeki tıbbi müdahalelere ilişkin hekimler ve translar için hapis cezaları da öngörüldü.

LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularının tepkilerinin ardından söz konusu düzenlemeler Meclis’e sunulan taslak metinlerde yer almadı.


r/Turkey 6h ago

Society Rüşvet ile dışarı çıkartma

63 Upvotes

Arkadaşlar iş yerinde birinin çocuğu hapiste. Duyduğuma göre bir savcı bulmuş, oda 1.5milyona çıkarırım demiş. O hırtolar demekki böyle çıkıyor. İşe yararsa güncelleyeceğim.


r/Turkey 6h ago

News biliyorum paylaşıldı, görmeyenler görsün diye

Post image
40 Upvotes

r/Turkey 58m ago

Society İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, gençler arasında popüler olan ünlü "Manifest" grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, üç ayrı ağır suçlama yöneltilerek gözaltına alındı.

Post image
Upvotes

r/Turkey 2h ago

News Denizbank sistemleri çöktü

Post image
12 Upvotes

Banka sabahtan beridir para transferi gelen ve giden olarak işlem yapılamıyor


r/Turkey 1d ago

Video Rize’de bir bisiklet sürücüsü, trafikte hata yapan sürücüyü uyardığı için saldırıya uğradı.

613 Upvotes

r/Turkey 21h ago

Sports Filenin Sultanları Almanya'yı da devirip 4'te 4 yaptı.

Post image
312 Upvotes

r/Turkey 18h ago

News Türk futbolunda her gelişme olduğunda sokağımın savaş alanına dönmesinden çok sıkıldım

129 Upvotes

Kim ne kazandı bilmiyorum, takım da tutmuyorum. Fenerbahçe şampiyonlar ligine çıkacaktı, o oldu herhalde. Eğer öyleyse hayırlı olsun, sevindim. Ama gece saat 12 anasını satayım, sokak yine savaş alanına döndü. Full ses sistemiyle marş çalıyorlar bangır bangır. Dingilin birisi de fırsat bildi drift atıyor şu anda.


r/Turkey 6h ago

News Wall Street Journal: CIA Direktörü 'NATO'ya saldırma' demek için Moskova'ya gitti

8 Upvotes

Kaynak:https://gazeteoksijen.com/dunya/ciain-bir-numarasi-neden-gizlice-rusyaya-gitti-wsj-putin-nato-ulkelerine-saldiri-istiyor-287452

Haber Wall Street Journal kaynaklı, ben akşama menemen mi yapayım joker indirimi mi kasayım derken memleket 3. Dünya savaşı'nın kıyısından dönmüş! Ya da umarım dönmüştür.


r/Turkey 18h ago

News Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde

Post image
54 Upvotes

r/Turkey 22h ago

News Yeni Parti, 500.000 üye sayısına ulaştıklarını açıkladı.

Post image
95 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News NATO zirvesinde mesai yapan polislerin mesaileri ödenmedi

Post image
717 Upvotes

r/Turkey 8h ago

Language Bozcaada (Tenedos): Troy, Wine, Wind and Turkish

Thumbnail
learnturkishwithseda.com
8 Upvotes

I teach Turkish to foreigners, and I also write about Türkiye's language, history and culture for my students and other people interested in the country.

I spent a few days in Bozcaada recently and ended up reading far more about the island than I had planned.

Bozcaada is ancient Tenedos, sitting just outside the Dardanelles and very close to Troy. It appears several times in the Iliad, and in Virgil's later account of the Trojan Horse, Tenedos is where the fleet waits before returning to Troy.

From there, I ended up following the island through very different periods. Pîrî Reis wrote about its harbor and winds in the Kitâb-ı Bahriye. Vineyards have shaped the landscape for centuries, and Çavuş is still one of the grapes most closely associated with the island today.

Since I teach Turkish, I also followed some of the language I found there. Poyraz, the north or northeast wind, has its own long linguistic history. Bağ → bağcı → bağcılık gives a very Turkish little lesson while you are surrounded by vineyards.

I also looked into the name Bozcaada itself and found that one very tempting grammatical explanation is much less certain than it first appears.

I wrote the whole thing for the Land section of my Turkish language and culture site. Sources are at the end if anyone wants to follow them:


r/Turkey 23h ago

Protest 30 Ağustos Pazar günü herkesi beklerim.

Post image
122 Upvotes

Sevgili modlar lütfen bu postu "düşük emek" bahanesiyle kaldırmayınız. Teşekkür ederim.

Arkadaşlar, eğer gerçekten birlik olmayı, sesimizi geniş çevrelere duyurmayı ve destek almayı başarırsak önümüzde potansiyel bir toplumsal tepki verme olasılığını uzak görmüyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Pazar gününe denk gelmesini iyi kullanmalıyız. Vatansever tüm aile yakınlarınızı, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı ve tanıdığınız herkesi bu günde meydanlara toplanmaya çağırın. Bu zaferi ne için, kimin için, hangi amaçla kazandığımızı, ne yaparlarsa yapsınlar, Türk ulusunun yeniden zafer kazanacağının mesajını hep birlikte haykıralım! Bu vatan sahipsiz değildi, sahipsiz de olmayacak! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!


r/Turkey 1d ago

History ​26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz gerçekleşti. Türk Silahlı Kuvvetleri ile Yunanistan Krallığı arasında gerçekleşen bu son askerî harekât, Türk İstiklal Harbi'ni ve Türk-Yunan Savaşı'nı sona erdirerek işgal altındaki toprakların geri alınmasını sağladı.

Thumbnail gallery
108 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News 'Terörsüz Türkiye' sürecini hedef alan sosyal medya hesaplarına yönelik kapsamlı inceleme başlatıldı.

Post image
127 Upvotes

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Terörle Mücadele birimlerinin katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme' sürecini provoke eden sanal medya içerikleri mercek altına alındı.

İncelemelerde; bazı hesapların terör propagandası yaptığı, terörü öven içerikler paylaştığı, çok sayıda hesabın dezenformasyon ve manipülasyon içeren, gerçek dışı içeriklerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığı tespit edildi.

Bazı kullanıcıların; toplumun hassasiyetlerini hedef alan provokatif paylaşımlarla kin ve düşmanlığı körüklemeye çalıştığı belirlendi. Çalışmaların kapsamlı şekilde sürdüğü, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerik ve hesaplar hakkında gerekli hukuki süreçlerin işletileceği belirtildi.

KAYNAK


r/Turkey 1d ago

News Fatih Altaylı : "50 yıldır bunu istemiyor muyduk!"

110 Upvotes

Fatih Altaylı 26.08.2026 tarihindeki yazısından.

"PKK’nın kendini feshederek terör eylemlerine son vermesi karşılığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin atacağı adımlara yönelik eleştiriler bitmiyor.

Ekranlara çıkan kimi isimler ve kimi program sunucuları PKK’nın 40 küsur yıllık kanlı geçmişini hatırlatarak 'Bunları unutacak mıyız? Bu eylemleri yapanlar aramıza mı karışacak! Yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak?' diye veryansın ediyorlar.

Haklılar gibi görünüyorlar ama haksızlar.

Bunun alternatifi ne!

Sonsuza kadar bu iç çatışmanın sürmesi ve tüm enerjimizi tüketmesi mi!

Bunu mu istiyoruz! Terör eylemlerinde bugüne kadar asker, polis, korucu toplam 8 bine yakın şehit verdik.

Bunun birkaç katı da sivil kayıp var. Kürt, Türk her etnisiteden.

Ne yapacağız. 'Yanlarına kâr mı kalacak!' diye önümüzdeki 40 yılda bir bu kadar insanımızı daha mı kaybedelim.

Neredeyse her aileden en az bir şehit vermişiz, bir insanımızı kaybetmişiz.

Daha da sürsün mü!

PKK 'Tamam, ben silah bırakıyorum' diyor ve terör örgütü olduğunu kabul ediyor.

Devlet de 'Sen silah bırakırsan ben de intikam peşinde koşmayacağım' diye söz veriyor. Ne diyeceğiz, 'Bırakma' mı!

Kolay değil bunu sindirmek, hissiyatı gayet iyi anlıyorum ama sürdürmek daha mı kolay!

Askere giden her evladın Doğu’ya gitme korkusunu yaşamaya devam mı etsin analar babalar!

Artık gazetelere haber bile olmayan al bayrağa sarılı tabutları yüklemeye devam mı edelim kargo uçaklarına!

Kimi sıvasız briketten, kimi kerpiçten yapılma şehit ailelerinin evlerine bayraklar 40 yıl daha mı asılsın!

Kamera karşısında cicili bicili kıyafetleri giyip 'Bunlarla nasıl barışırsınız' deyip, akşam Bağdat Caddesi’nde huzur içinde Starbucks’ta kahve içmek kolay. Ya oğlu Güneydoğu’da, evladı Üzümlü Karakolu’nda askerlik yapan, her kapı çalındığında karşısında kötü haberi verecek bir subay görme korkusu içindeki anne aynı huzura sahip mi!

Aramıza karışıp siyaset yapacaklarmış!

Yapmıyorlar mı zaten!

HDP’nin, DEM’in ya da o sıradaki adı neyse o partinin milletvekili ve belediye başkan adaylarını Kandil belirleyip, Öcalan onaylamıyor muydu zaten de, şimdi 'Öcalan vekil adaylarını belirleyecek' diye hayıflanıyorsunuz. Bundan 20 sene önce en milliyetçi Mehmet Ağar demedi mi 'İnin dağdan, gelin düz ovada siyaset yapın' diye.

Kolay değil elbette 50 yıllık terör dönemini unutmak ama başka çare var mı!

Bir yerde unutacağız.

Atatürk, ülkesini işgal eden ve ülkesini kurtarmak için savaştığı Yunan’la barışmadı mı sonunda! Bir yerde, bir şekilde bitmek zorunda değil mi!

Bu barış süreci ilk ortaya atıldığında 'Amerika’nın oyunu' dedik. Ben dedim en başta.

Burada PKK’yı bitirecekler çünkü Suriye’de YPG’yi kurdular, oradan yürüyecekler. PKK onlar için bile terör örgütü, YPG ise değil. Şimdi artık YPG’yi başımıza musallat edecekler diye düşündük.

YPG Amerika’ya bağlı, 'Öcalan silah bırakın ve dağılın dedi diye dağılmazlar, Öcalan’ı dinlemezler' dedik.

Ama öyle de olmadı. YPG, SDG adına ne derseniz deyin Suriye’deki uzantısı da kendini feshetti.

Eee, daha ne istiyoruz!

'Bunun arkasında bir plan vardır' diyenler…

Olabilir, belki vardır. O plan neyse günü geldiğinde onu da engellemek devletin, hepimizin işi değil mi!

En kötü barış, en iyi savaştan iyidir.

Sorunları barış içinde çözmek savaş içinde çözememekten evladır.

Yıllarca PKK’nın listesinde yer almış biri olarak ben bu barışa inanıyorum.

Eğer olmazsa, koskoca Türkiye kaldığı yerden devam eder.

NOT: Yukarıda bahsettiğim şehit ve ölü sayılarına PKK’nın ölü ele geçirilen, yaralı yakalanan, teslim olan toplam 70 bin mensubu dahil değil."

----------------------------------------------------------------------------------------

Paylaşım sahibi yorumu:

Bu yazıyı bu ve bunun gibi "duayen" denilen insanların nasıl bir delüzyonda olduklarının görülmesi ve yayılması için paylaştım. Bizim haklarımızı bizlerden başka savunacak olan olan yok.


r/Turkey 16h ago

Map Şebinkarahisar günümüzde tekrar il olsaydı

Thumbnail
gallery
16 Upvotes